Sürdürülebilir Bir Gelecek için Doğal Gazı Na... Dünyamızın enerji ihtiyaçları giderek artıyor. Bu nedenle sürdürülebilir ve verimli bir enerji kullanımı her zamankin...
Dünyamızın enerji ihtiyaçları giderek artıyor. Bu nedenle sürdürülebilir ve verimli bir enerji kullanımı her zamankin...
Düşük karbonlu enerjiye giden yol petrokimya sektöründen geçiyor. Neden mi? Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Petrokimyasallar günlük hayatt...
Dijital dü...
Sürdürülebilir bir geleceğin inşası günümüzde toplumların refahını ve insan sağlığını güvence altına almak a&...
İnsanlar, tarih boyunca temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere malzemeleri üretme ve kullanma konusundaki yeteneklerini geliştirerek sürekli bir i...
Tüm dünyada Endüstri 5.0 kavramına yönelik gitgide artan bir merak var. Sanayileşmenin bir sonraki adımı olarak görülen Endüstri 5.0 insan merke...
Teknolojideki hızlı ilerlemeler, hayatımızda köklü değişikliklere yol açıyor. Kablosuz iletişim teknolojileri de bu dönüşümün önemli bir parçası...
Teknolojinin hızlı gelişimiyle birlikte endüstrilerde de büyük bir değişim süreci yaşanıyor. Endüstriyel üretim alanında yeni bir döneme geçiş y...
Enerji ihtiyacımız günden güne artıyor. Bu ihtiyacı karşılamak için daha çok enerji üretmeye çalışırken ener...
İklim değişikliğinin olası sonuçlarından kaçınmak için 2050 yılına kadar karbon emisyonunda “net sıfır”a ulaşma...
Diş fırçaları, market poşetleri, gıda ambalajları, bilgisayarlar, giysiler ya da mobilyalar… Gündelik hayatımızda kullandığım...
Eğer düşük karbon modunu seçerseniz, web sitemizi ziyaret ederken ekranınızın enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını azaltabilirsiniz. Bu mod, web sitesinin karanlık arayüzünü etkinleştirerek ekran ışığını minimuma indirir ve enerji tüketiminizi düşürür.
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve enerji sektöründeki hızlı dönüşüm çabaları, hidrojenin merkezi rolünü gün yüzüne çıkarıyor. Bu temiz ve çok yönlü enerji taşıyıcısı, sadece enerji depolama ve taşıma alanında değil, aynı zamanda birçok endüstriyel süreçte de kilit bir rol oynuyor. Ancak, geleneksel olarak kömür ve doğal gazdan üretilen hidrojen, çevresel etkileri ve enerji güvenliği konularındaki endişeleri artırıyor. Sınırlı rezerve sahip olan bu iki fosil yakıt ile hidrojen üretimi sırasında yüksek miktarda sera gazı atmosfere salınıyor. Bu fosil kökenli kaynakların kullanımı, aynı zamanda ekonomik ve enerji bağımsızlığına yönelik tehditlerle de ilişkilidir diyebiliriz.
Bu noktada elektroliz yöntemi, hidrojen üretiminde sürdürülebilir bir alternatif olarak ön plana çıkıyor. Elektroliz, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu ile hem çevresel etkileri en aza indiriyor hem de enerji bağımsızlığına katkı sağlayarak, geleceğin enerji peyzajına yepyeni bir boyut kazandırıyor.
Şimdi elektroliz kavramına ve hidrojen üretiminde kullanılan elektrolizör türlerinin neler olduğuna daha yakından bakalım.
Elektroliz nedir?
Elektroliz, elektrik akımı yardımıyla bir sıvı içinde çözünmüş elektrik enerjisi ile molekülleri oluşturan atomlar arasındaki kimyasal bağların kırılması işlemine verilen isim. Bu ayrıştırma işlemi maddenin elektron vermesinden ya da almasından kaynaklanıyor.
Elektroliz yoluyla suyun hidrojen ve oksijen gazlarına ayrılmasıyla hidrojen gazı elde ediliyor. Hidrojen gazı birçok endüstriyel alanda, yakıt hücrelerinde, kimyasal üretimde veya enerji depolama sistemlerinde kullanılabilir ve temiz bir enerji kaynağı olarak önemli potansiyele sahip.
Hidrojen Üretiminde Kullanılan Elektrolizör Türleri Nelerdir?
“Geleceğin enerji taşıyıcısı” olarak da adlandırılan hidrojenin üretiminde çeşitli elektrolizör türleri kullanılıyor. Yüksek verimlilik, düşük maliyet ve çevresel etkiler gibi faktörler, tercih edilen elektrolizör tipini belirlemede önemli rol oynuyor.
Bu elektrolizör türleri şunlar:
Yeşil hidrojen: Çevreci ve ekonomik
Sürdürülebilir ve temiz bir dünya hedefi ile pek çok ülke karbondan arındırma stratejisi çerçevesinde hidrojenin daha aktif bir rol oynadığı üretim süreçlerini tercih ediyor. Yenilenebilir elektrik kullanılarak suyun elektroliziyle üretilen yeşil hidrojen de bu anlamda büyük önem taşıyor. Karbondioksit utilizasyonu, biyokütle rafinasyonu, alternatif sentetik yakıtların üretimi ve amonyak üretimi gibi sürdürülebilirlik açısından kıymetli birçok süreçte hidrojen başrolü oynuyor.
Yeşil hidrojen özellikle petrokimya, demir çelik, çimento, cam ve seramik gibi enerji yoğun sektörlerin karbondan arındırılmasına yardımcı olan kritik bir unsur. Hidrojen, enerji yoğun sektörlerde öncelikli olarak üretim, taşıma ve depolama maliyetlerini de azaltıyor. Böylelikle yeşil hidrojen üretimi hem daha ekonomik hem de daha çevreci bir yaklaşım anlamına geliyor.
“Sürdürülebilir ve temiz bir dünya hedefi ile pek çok ülke karbondan arındırma stratejisi çerçevesinde hidrojenin daha aktif bir rol oynadığı üretim süreçlerini tercih ediyor.”
Türkiye de yeşil hidrojen üretimi konusunda son yıllarda büyük adımlar atıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Ulusal Enerji Planı ile sürdürülebilirlik kapsamında temiz enerji ve enerji verimliliğinin artırılmasını amaçladıklarını vurguluyor. Bu anlamda suyun elektrolizi yöntemiyle yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak elde edilen yeşil hidrojen, net sıfır emisyon hedefi için büyük önem taşıyor. Doğal gazın hidrojen ve sentetik metan gibi temiz yakıtlarla karıştırılması için çalışmalar devam ediyor. 2030 yılından başlayarak 2053 sonuna kadar hidrojenin doğal gaza karışım oranını yüzde 12’ye, sentetik metanın karışım oranını yüzde 30’a çıkması hedefleniyor.
SOCAR Türkiye’den yenilenebilir enerji hedefine katkı sağlayan bir iş birliği
SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi ve Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle başlattığımız “Bipolar Membranlı Elektrolizörler ile H2 Üretimi İçin Özgün Anot Geliştirilmesi” projemiz ile yeşil hidrojen üretimine katkı sağlamak için kolları sıvadık. 2022 yılında başlattığımız bu proje yenilenebilir enerji için büyük önem taşıyor. Bu proje ile sudan yeşil hidrojen üretimi için katkılı yeni nesil katalizörler içeren özgün elektrotların geliştirilmesi amaçlanıyor. Ek olarak proje kapsamında hem elektrolizör maliyetinin düşürülmesi ve verimliliğinin artırılması hem de kullanım ömrünün artırılması hedefleniyor.
SOCAR Türkiye olarak, Avrupa Birliği’nin 2050 yılına kadar Çevre ve İklim Değişikliği Politikası kapsamında net sera gazı emisyonlarını sıfırlama ve karbon ayak izini minimuma indirme hedeflerine katkıda bulunmak için çalışmalarımıza hız veriyoruz. Ülkemizde büyük potansiyele sahip olan yeşil hidrojenin de hem bu amaçlar hem de Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda temiz enerji üretim teknolojilerine duyulan ihtiyaçta önemli bir rol oynadığını düşünüyoruz.
SOCAR Türkiye olarak, sürdürülebilir bir geleceğin mümkün olduğuna inanıyoruz. Teknolojiyi süreçlerimize entegre ederek faaliyetlerimizin çevresel etkilerini en aza indirgiyor; insan, toplum ve çevre için değer oluşturmaya devam ediyoruz.
Bugünün enerjisiyle daha güzel yarınlar için çalışıyoruz.
Sizlere daha iyi hizmet verebilmemiz için sitemizde yasal düzenlemelere uygun çerezler kullanılmaktadır. Kişisel Verilerin Korunması, Gizlilik ve Çerez (Cookie) Politikası hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.